KonuAnlatım.com

Modern felsefe

Felsefe · Bölüm 19FelsefeDers

Bu derste felsefe tarihinin dönüm noktalarından biri olan modern felsefe'yi baştan sona işliyoruz. Önce dönemi başlatan soruları ve özellikleri tanıyacak; ardından akılcılık ve ampirizmi, Descartes'tan Kant'a uzanan çizgiyi ve Aydınlanma'yı ele alacağız. Felsefe tarihinin tamamı için Felsefe dersleri sayfamıza bakabilirsin.

Modern Felsefe Nedir?

Modern felsefe, kabaca 17. yüzyılın başından 18. yüzyılın sonuna kadar sürmüş, René Descartes'la açılan ve Immanuel Kant'la zirveye ulaşan felsefe dönemidir. Dönemi dönüm noktası yapan şey, felsefenin temel sorusunun değişmesidir: 'Varlık nedir?' sorusunun yerini 'Neyi ve nasıl bilebiliriz?' sorusu alır. Antik dönemde filozoflar önce dünyanın yapısını araştırırken, modern dönemde aklın yetkileri ve bilginin sınırları ön plana çıkar. Dönemin başlangıcı Descartes'in 1637 tarihli Yöntem Üzerine Söylev'i sayılır; kapanışını ise Kant'ın 1781 tarihli Saf Aklın Eleştirisi oluşturur.

Modern Felsefeyi Önceki Dönemlerden Ayıran Özellikler

Modern felsefe bir gecede doğmadı; Rönesans felsefesinin insan merkezli açılımı üzerinde yükselir. Ama 17. yüzyılla birlikte felsefe çehresini belirgin biçimde değiştirir:

  1. Aklın özerkliği: Bilgi üretmede gelenek ve otorite değil, akıl dayanaktır. Orta Çağ'da felsefe büyük ölçüde teolojinin hizmetindeyken; Orta Çağ felsefesi dersinde göreceğin gibi, modern dönemde felsefe kendi ayakları üzerinde durur.
  2. Bilgi sorununun merkeze geçmesi: 'İnsan aklı gerçeği bilebilir mi; bilebiliyorsa nasıl?' sorusu her tartışmanın çıkış noktası olur. Bilginin ne demek olduğunu öğrenmek için Bilgi nedir? dersimize bakabilirsin.
  3. Bilimle iç içe gelişme: Kopernik, Kepler, Galileo ve Newton'un açtığı bilimsel devrim soruyu değiştirir: Doğa bilimi nasıl bu kadar başarılı oluyor?
  4. Yöntem arayışı: Her büyük filozof güvenilir bir bilgi yolu kurmaya çalışır; Descartes'in yöntemli şüphesi ile Locke'un fikirlerin kökenini incelemesi bunun iki örneğidir.
  5. Özne-nesne sorunu: Bilen akıl ile bilinen nesne arasındaki ilişki, dönemin ana gündemi hâline gelir.

Bilgi Sorununun Merkeze Geçişi: İki Büyük Akım

Modern felsefe, bilginin kaynağı sorusuna verilen iki yanıt çevresinde gelişir: akılcılık ve ampirizm. İki akım aynı soruyu sorar ama farklı yanıtlar verir.

Akılcılık (Rasyonalizm): Descartes, Spinoza ve Leibniz

Akılcılık, bilginin en güvenilir kaynağının akıl olduğunu, temel ilkelerin duyulardan değil düşünmenin kendisinden çıkarılabileceğini savunur. Ayrıntısı için Akılcılık (Rasyonalizm) dersimize bakabilirsin; burada üç temsilcisini tanıyalım:

  • Descartes (1596-1650): Yöntemli şüphe ile başlar: Duyular bazen yanıltırsa şüphe edilebilecek her şeyden şüphe edilmelidir. Her şeyden şüphe ederken bile şüphe eden düşünen 'ben' durur: cogito ergo sum, 'Düşünüyorum, öyleyse varım'. Mum örneği de bunu destekler: Isınınca rengi, kokusu, biçimi değişen mumun yine mum sayılması, onun duyularla değil akılla kavrandığını gösterir.
  • Spinoza (1632-1677): Tanrı ile doğanın aynı tek sonsuz tözün iki yüzü olduğunu savunur; geometrik yöntemle yazdığı Etika, akılcı yöntemin doruğudur.
  • Leibniz (1646-1716): Evreni, duyularla kavranamayan basit varlıklar olan monadlarla açıklar; yeterli gerekçe ilkesine göre hiçbir şey gerekçesiz var olamaz.

Ampirizm: Locke, Berkeley ve Hume

Ampirizm, bütün bilginin son çözümlemede deneyimden kaynaklandığını savunur; İngiltere'de gelişir. Temsilcileri:

  • Locke (1632-1704): Zihin doğuştan boş bir levhadır (tabula rasa); bilgi dış deney (duyum) ve iç deney (içebakış) ile bu levhaya yazılır. Bebek hiçbir fikirle doğmaz; her şey deneyimle öğrenilir.
  • Berkeley (1685-1753): Var olmak algılanmaktır (esse est percipi) der: Bir ağacın, bilincin algısı dışında varlığını düşünemeyiz; algısız varlığı hayal bile etmek deneyimi aşmaktır.
  • Hume (1711-1776): Zihindeki her şeyi canlı izlenimlere ve bunların soluk kopyaları fikirlere indirger. Neden-sonuç ilişkisinin bile akıldan değil alışkanlıktan geldiğini söyler: Güneş her sabah doğdu, ama 'yarın da doğacak' yargısı zorunlu akıl sonucu değil, tekrarın getirdiği beklentidir. Bu sorgu Kant'ı etkiler.

İki Akım Arasındaki Farklar ve Kant'ın Sentezi

İki akımı şöyle karşılaştırabiliriz:

  • Bilginin kaynağı: Akılcılıkta akıl ve doğuştan fikirler; ampirizmde duyular ve deney.
  • Yöntem: Akılcılıkta genel ilkelerden özel sonuçlara giden tümdengelim; ampirizmde gözlemlerden genellemeye giden tümevarım.
  • Model bilim: Akılcılık için kanıtlarıyla ilerleyen geometri; ampirizm için gözleme dayalı deneysel fizik.
  • Bilginin niteliği: Akılcılık genel ve zorunlu bilgiyi mümkün görür; Hume'a göre bilgi deneyimin ötesine geçemez.
  • Temsilciler: Descartes, Spinoza ve Leibniz'e karşılık Locke, Berkeley ve Hume.

Kant iki geleneği uzlaştırır: Akılcıların 'genel ve zorunlu bilgi mümkündür' savını, ampiristlerin 'bilgi deneyimsiz başlamaz' savıyla birleştirir. Ona göre bilgi deneyden başlar ama deneyden kurulmaz; zihin, dünyayı uzay-zaman biçimleri ve düşünme kategorileriyle önceden düzenler. Kant bu hamleye Copernican devrimi der: Nesne aklı yönetmez, aklın biçimleri nesneyi deneyin nesnesi yapar. Bilginin kaynakları sorusu için Bilginin kaynakları dersine bakabilirsin.

Aydınlanma ve Toplum Sözleşmesi

Modern felsefenin 18. yüzyıldaki meyvesi Aydınlanma'dır. Kant'a göre aydınlanma, insanın kendi aklını kullanma cesaretini göstermesidir (sapere aude); akıl artık toplumu ve siyaseti de düzenleyen ölçüttür. Bu bakış, siyaset felsefesinde toplum sözleşmesi kuramlarıyla somutlaşır:

  • Hobbes: Doğa durumunda herkes herkesle savaş hâlindedir; insanlar güvenlik için haklarını güçlü bir devlete devreder.
  • Locke: İnsan doğuştan yaşama, özgürlük ve mülkiyet haklarıyla doğar; devlet bu hakları korumakla yükümlüdür, aksi hâlde direnme hakkı doğar.
  • Rousseau: İnsan özgür doğar, her yerde zincirler içindedir der ve egemenliği bireylerin ortak iradesine, genel iradeye verir.

Bu kuramlar, modern demokrasinin ve insan hakları düşüncesinin felsefi temelini hazırlar. Kant'tan sonrası 19. yüzyıl felsefesi dersinin konusudur.

Modern Felsefe Hakkında Sık Yapılan Yanılgılar

Sınavlarda en çok yanılgıya yol açan noktaları listeliyoruz:

  • 'Modern' sözcüğünü bugünkü anlamda kullanmak: Modern felsefe güncel felsefe demek değildir; 17. ve 18. yüzyılları kapsar. 20. yüzyıldan itibarenki gelişmeler Çağdaş felsefe derslerinin konusudur.
  • Rasyonalistlerin deneyi tamamen reddettiğini sanmak: Descartes deneyi değersizleştirmez; yalnızca deneyin tek başına genel ve zorunlu bilgi veremeyeceğini düşünür.
  • Ampirizmi duygu kavramıyla karıştırmak: Ampirizm duygulara güvenmek değil, bilginin kaynağı olarak duyumu ve gözlemi, yani deneyimi esas almaktır.
  • Descartes'in şüphesini olumsuz bir tutum sanmak: Yöntemli şüphe, yıkılamayacak kesin bir zemin bulmak için kullanılan geçici bir yöntemdir.
  • Kant'ı yalnızca akılcı ya da yalnızca ampirist saymak: Kant iki geleneği de eleştirip sentezler; ona göre ne aklısız deney ne deneyimsiz akıl bilgi verir.

Sık Sorulan Sorular

Modern felsefe nedir, hangi dönemleri kapsar?

Modern felsefe, kabaca 17. yüzyılın başından 18. yüzyılın sonuna kadar, Descartes'tan Kant'a uzanan dönemde üretilen felsefedir. Temel soru varlıktan bilgiye kayar; akıl, deney, yöntem ve bilginin sınırları merkeze yerleşir.

Akılcılık ile ampirizm arasındaki fark nedir?

Akılcılık, bilginin en güvenilir kaynağının akıl olduğunu ve temel ilkelerin düşünceyle elde edilebileceğini savunur; Descartes, Spinoza ve Leibniz temsilcileridir. Ampirizm, bütün bilginin deneyimden kaynaklandığını söyler; Locke, Berkeley ve Hume bu akımın temsilcileridir.

Modern felsefe ile çağdaş felsefe arasındaki fark nedir?

Modern felsefe 17. ve 18. yüzyılları kapsar; çağdaş felsefe ise 20. yüzyıldan günümüze uzanan gelişmeleri anlatır. Modern dönemde bilgi sorunu, çağdaş dönemde dil, anlam ve toplum sorunları ağırlık kazanır.

Dersler

Tümü →