Deneycilik (Empirizm)
Bu derste bilgi felsefesinin en etkili akımlarından biri olan deneyciliği (empirizm) sıfırdan, örnekleriyle birlikte ele alıyoruz: temel ilkelerini, Locke'tan Berkeley'e ve Hume'a uzanan temsilcilerini, akılcılıkla farklarını ve sık yapılan yanılgıları. Bilgi felsefesindeki diğer dersleri görmek istersen Felsefe dersleri sayfamıza bakabilirsin.
Deneycilik (Empirizm) Nedir?
Deneycilik, bilginin en son kaynağının duyular ve deney olduğunu savunan bilgi felsefesi akımıdır. Yunanca empeiria (deneyim) sözcüğünden türeyen empirizm terimi bu savı doğrudan yansıtır. Akım 17. ve 18. yüzyıllarda İngiltere'de yükseldiği için "İngiliz empirizmi" adıyla da anılır. Deneyciliğe göre zihin doğuştan hazır bilgilerle doğmaz; insan önce görür, dokunur, tadına bakar ve bu duyumlardan kavramlarını inşa eder. O hâlde deneyin hiçbir yoldan bize ulaşmadığı bir bilginin iddiası sağlam temelden yoksundur. Bilginin tanımından başlayan tartışmaların bütünü için Bilgi nedir? dersimize, akımın bu büyük resimdeki yerine bakmak için Bilginin kaynakları dersine göz atabilirsin.
Deneyciliğin Temel İlkeleri
Deneyci gelenek, ortak bir sav etrafında toplanan birkaç temel ilkeden oluşur:
- Duyum temeldir: Tüm bilgiler duyular aracılığıyla edinilen izlenimlerden türetilir; zihne dış dünyadan başka hiçbir kapıdan bilgi girmez.
- Zihin doğuştan boştur: Doğuştan kavram ya da ilkeler yoktur; zihin, üzerine deney yazılan bir levhadır.
- Kavramlar deneyden türer: En soyut kavramlar bile deneyde edilmiş parçaların birleşimidir. Hiç kimse ejderhayı görmemiştir; ejderha imgesi, gördüğümüz yılan ve kuş özelliklerinin zihinde birleştirilmesidir.
- Doğrulama deneyledir: Bir bilgi iddiasının değerini, onu gözlem ve deney karşısında sınama imkânı belirler.
Somut bir örnekle ilerleyelim: Şeftaliyi hiç görmemiş bir bebek, meyveye bakarak şeklini, eline alarak dokusunu, ısırarak tadını öğrenir. Zihin bu izlenimleri karşılaştırır, adlandırır ve "şeftali" kavramını kurar. Kavram, deneyin özeti olarak ortaya çıkar.
Deneyciliğin Temsilcileri: Locke, Berkeley ve Hume
John Locke (1632–1704)
Deneyciliği sistemli biçimde kuran filozoftur. Locke'a göre zihin doğuştan boştur (tabula rasa); zihnin içeriğini iki kaynak doldurur: dış dünyayı algılamamızı sağlayan dış deney (duyum) ve zihnin kendi işleyişini izlemesini sağlayan iç deney (yansıma). Bir nesnenin birincil niteliklerini (şekil, boyut, sayı, hareket — nesnenin kendinde bulunanlar) ile ikincil niteliklerini (renk, tat, koku — algılayana bağlı olanlar) da ayırır. Kırmızılığın elmada değil, onu bakan gözde bulunduğunu söylemek bu ayrımın klasik örneğidir.
George Berkeley (1685–1753)
Berkeley, Locke'un deneyciliğini uç noktaya taşımış ve maddi töz kavramını reddetmiştir. "Var olmak algılanmaktır" (esse est percipi) sözü ona aittir: Bildiğimiz tek şey algılarımızdır; algıların ardında ayrı bir madde aramak, deneyde karşılığı olmayan bir varsayımdır. Bu tutum, deneycilikten çıkıp idealizme varılabileceğini gösterir.
David Hume (1711–1776)
Hume, bilginin içerik olarak iki türden oluştuğunu söyler: canlı ve doğrudan izlenimler ile bunların zihindeki silik kopyası olan fikirler. Buradan radikal bir sonuca gider: Nedensellik ilişkisini, yani bir olayın diğerini zorunlu olarak izlemesini deneyde göremeyiz; nedenselliğin kendisini değil, yalnızca iki olayın arka arkaya gelmesini görürüz. Güneşin yarın doğacağına dair kesin kanıtımız yoktur; bizi bu beklentiye iten, tekrarlanan deneyimden doğan alışkanlıktır. Hume bu sonuçla deneyciliği şüpheciliğin eşiğine taşımıştır; bu duruşun ayrıntıları için Septisizm dersimize bakabilirsin.
Deneycilik ile Akılcılık Arasındaki Fark
Bilginin kaynağı sorusuna verilen iki büyük cevap, yeniçağ felsefesinde iki rakip kamptır. Deneyciliğin karşısında duran akımcı geleneği ayrıntılı biçimde Akılcılık (Rasyonalizm) dersinde işledik; burada ikisini liste hâlinde karşılaştıralım:
- Bilginin kaynağı: Deneycilikte duyum ve deney; akılcılıkta akıl ve düşünce.
- Doğuştan bilgi: Deneyciler reddeder; akılcılar doğuştan fikir ve ilkelerin varlığını savunur.
- Kesin bilginin modeli: Deneyciler için gözleme dayalı doğa bilgisi; akılcılar için matematik ve geometri.
- Yöntem: Deneycilikte gözlemlerden genellemeye giden tümevarım; akılcılıkta ilkelerden sonuçlara inen tümdengelim.
- Temsilciler: Locke, Berkeley, Hume karşısında Descartes, Spinoza, Leibniz.
Bu iki akımın gerilimi, Kant'ın deneyi ve aklı uzlaştıran sentezine yol açmıştır; o denemeyi Kritisizm dersinde ayrıca inceleyebilirsin. Deneyciliğin gözlem ve sınamaya verdiği önem ise modern bilimin yöntem anlayışını beslemiştir; bilimin nasıl işlediğini Bilimsel yöntem dersimizde bulabilirsin.
Deneyciliğe Yöneltilen Eleştiriler
- Doğuştanlığı tamamen reddetmek zordur: "Bütün kareler dört kenarlıdır" gibi matematiksel önermeler deneye danışılmadan kesinlik taşır; bunları deneyin ürünü saymak güçtür.
- Tümevarım sorunu: "Bütün kuzgunlar siyahtır" gibi genellemeler, kaç gözlem yapılırsa yapılsın kesinleşmez. Deneyci model, evrensel ve genel bilgilere ulaşma yolunu tam açıklayamayabilir.
- Kendi içinde şüpheciliğe açılması: Hume'un nedensellik eleştirisi ciddiye alınırsa, deneye dayalı bilginin bile kesin olduğu iddiası zayıflar; akım güvence vermek için kurulduğu hâlde bu güvenceyi kendi eliyle gevşetir.
- Deneyin bireyselliği: Duyumlar kişiden kişiye değişebilir; öznelliğe bu denli yaslanan bir kuramın ortak ve nesnel bilgiyi temellendirmesi soru işaretidir.
Sık Yapılan Hatalar ve Yanılgılar
- "Deneyci aklı hiç kullanmaz" sanmak: Deneyciler akıl yürütmenin değerini inkâr etmez; iddia, bilginin hammadde kaynağının deney olduğudur. Akıl verileri işler ama kendi başına yeni içerik üretmez.
- Tabula rasa'yı "zihinsel yetenek de yoktur" diye okumak: Locke için boş olan zihnin içeriğidir; algılama, karşılaştırma ve akıl yürütme yetenekleri doğuştan vardır.
- Empirizmden geçen deney ile gündelik "tecrübe"yi karıştırmak: Deneycilikteki deney, şahsi hayat hikâyesi değil; sistematik duyum, gözlem ve sınama sürecidir.
- Tüm deneycilerin maddeye inandığını sanmak: Berkeley, deneyci olduğu hâlde maddi dünyanın bağımsız varlığını reddetmiştir; deneycilik bir metafizik görüş değil, bilginin kaynak sorununa dair bir tutumdur.
Sık Sorulan Sorular
Deneycilik (empirizm) nedir?
Bilginin tek geçerli kaynağının duyular ve deney olduğunu, zihnin doğuştan bilgiyle doğmadığını savunan bilgi felsefesi akımıdır. Locke, Berkeley ve Hume temsilcilerindendir.
Deneycilik ile akılcılık arasındaki fark nedir?
Deneycilik bilgiyi duyum ve deneyden, akılcılık ise akıldan ve doğuştan fikirlerden türetir. Deneyciler tümevarımı ve doğa bilimlerini, akılcılar tümdengelimi ve matematiği öne çıkarır.
Tabula rasa ne demek, kim savunmuştur?
Tabula rasa, "silinmiş levha" anlamına gelir ve zihnin doğuştan boş olduğunu, bilginin deney yazıldıkça oluştuğunu ifade eder. John Locke bu görüşün klasik savunucusudur.