Düalizm
Bu derste varlık felsefesinin en köklü konumlarından biri olan düalizmi baştan sona işliyoruz: varlığın iki temel türden oluştuğu iddiası ne demektir, Platon ve Dekart bu görüşü nasıl savunur, “zihin bedeni nasıl hareket ettirir?” sorusu neden bu kadar zordur ve düalizme hangi eleştiriler yöneltildi? Bu iddia, Varlık nedir? dersinde tanıştığımız “gerçekten kaç tür şey vardır?” sorusunun klasik yanıtlarından biridir. Ünitenin tamamı için Felsefe dersleri sayfasına göz atabilirsin.
Düalizm Nedir?
Düalizm, adını Latince ikilik anlamına gelen dualis sözcüğünden alır ve varlığın birbirine indirgenemeyen iki temel türden oluştuğunu savunan felsefi görüştür. Bu iki temel, en klasik biçimiyle zihin (ruh, bilinç, düşünce) ile madde (beden, uzay, fiziksel dünya) olarak adlandırılır. Düaliste göre zihin maddeye indirgenemez; madde de zihne indirgenemez. İkisi de gerçektir, ama birbirinden farklı varlık alanlarıdır.
Karşına somut bir durum koyalım: elini masaya vurduğunda hem masa titreşir hem de acı hissedersin. Masa, elin ve titreşim, uzayda yer kaplayan ve ölçülebilen maddi varlıklardır; buna karşılık hissettiğin acı, zihninde beliren öznel bir yaşantıdır. Acıyı tartamaz, cetvelle ölçmezsin; masayı da düşüncenle yok edemezsin. Düalistin iddiası tam olarak budur: bu iki tür şey, aynı varlık türünün iki görünümü değildir; birbirinden bağımsız iki temel türdür.
Düalizmin Tarihsel Kökleri
İkili varlık düşüncesi felsefeden çok daha eski olsa da, felsefe tarihinde düalizmin üç önemli durağı öne çıkar:
- Platon: Duyularla algılanan değişken dünya ile akılla bilinen değişmez Fikirler (İdealar) dünyası arasında ayrım yapar; ruh da bedenden ayrı, öncelikli bir varlık olarak görülür. Bu iki dünya öğretisi, düalizmin antik kaynağı sayılır.
- Dinler ve mitolojiler: Zerdüştlükte iyilik ilkesiyle kötülük ilkesinin evreni paylaşıp savaştığı anlatı, iki karşıt ilkenin varlığını savunan düalist bir kozmoloji sunar. Buradaki düalizm iyilik-kötülük sorununa ilişkindir; zihin-madde düalizmiyle aynı düzlemde olmadığını unutmamak gerekir.
- Dekart: Düalizmi en sistemli felsefi biçimine kavuşturan filozoftur; bugün düalizm dendiğinde çoğunlukla onun zihin-beden düalizmi anlaşılır.
Dekart'ın Zihin-Beden Düalizmi
Dekart (1596–1650), şüphe edilebilecek her şeye şüphe ederek kesinliğe ulaşmaya çalışır ve şüphe eden benin varlığından emin olabileceğini fark eder: “Düşünüyorum, öyleyse varım.” Bu noktadan hareketle iki ayrı töz tanımlar:
- Düşünen töz (res cogitans): Zihin, bilinç, düşünceler. Yer kaplamaz, parçalara bölünemez; aklından geçen bir sorunun ne kilosu vardır ne metre uzunluğu.
- Uzayı kaplayan töz (res extensa): Madde, beden, fiziksel dünya. Yer kaplar, bölünebilir, tartılabilir ve doğa yasalarına göre hareket eder. Masan, elin ve hatta beynin bu türdendir.
Dekarta göre insan bu iki tözün birleşimidir: bedeninle fiziksel dünyada yer kaplayan bir şey, zihninle ise düşünen bir şehsin. Beden bir makine gibi işler; ama seni sen yapan, düşünen bu taraf bedene indirgenemez.
Etkileşim sorunu: düalizmin en zayıf halkası
Yer kaplamayan, bölünmeyen bir zihin, yer kaplayan maddi bir bedeni nasıl hareket ettirebilir? Karşına kötü bir haber çıktığında elini kapıya dayamak yeterlidir; peki hissettiğin acı ile eli geri çeken sinir sistemi arasında nasıl bir köprü kurulabilir? Bu soruyu Dekart'ın çağdaşı Prens Elisabeth, ona yazdığı mektuplarda ısrarla sorar. Dekart, etkileşimin beyindeki epifiz bezinde gerçekleştiğini öne sürse de bu yanıt sorunu çözmekten çok başka bir yere taşır. Zihin ile beden arasındaki ilişkinin nasıl kurulacağı sorusu, bugün Zihin-beden problemi dersinin asıl konusudur.
Düalizm ve Diğer Varlık Görüşleri
Düalizmi en iyi, aynı soruya verilen komşu yanıtlarla karşılaştırarak anlarız. Ortak soru şudur: gerçeklik kaç temel türdendir?
- Materyalizm: Gerçek olan yalnızca maddedir; bilinç de dahil her şey maddi süreçlerin ürünüdür (bkz. Materyalizm).
- İdealizm: Gerçek olan yalnızca zihinsel olandır; maddi dediğimiz şeyler zihinden bağımsız var olamaz (bkz. İdealizm).
- Monizm: Varlığı tek ilke ya da tek tözle açıklayan genel görüş; bu tek töz madde de olabilir, zihin de (bkz. Monizm).
- Düalizm: Hem zihin hem madde gerçektir; hiçbiri diğerine indirgenemez.
Bu karşılaştırmadan görüleceği gibi materyalizm ve idealizm, tek töz savundukları için aslında monist konumlardır; düalizm ise bilinçli olarak ikinin tarafını tutar. Düalizmin özgür irade tartışmasına da kapı açtığını ekleyelim: davranışlarımızın doğa yasalarınca tam olarak belirlendiğini savunan Determinizm anlayışına, maddeye indirgenmeyen bir zihin fikri bir itiraz zemini sunar. Bu tartışmanın tamamı için Özgür irade dersine bakabilirsin.
Düalizme Yöneltilen Eleştiriler
Düalizm, ilk bakışta sezgilere yakın bir görüş olsa da ciddi itirazlarla karşılaşır:
- Ekonomi ilkesi (Ockham'ın usturası): Her şey tek maddi tözle açıklanabilecekse, ikinci bir töz varsaymak gereksiz bir karmaşadır.
- Nörobilimsel bulgular: Beyin zedelenmeleri, ilaçlar ve uykunun bilinci doğrudan değiştirmesi, zihnin bedenden bağımsız bir töz olduğu fikrini zorlar. Ünlü örnek: beyni bir demir çubukla zedelenen işçi Phineas Gage'ın kişiliğinin kökten değişmesi.
- Etkileşim gizemi: İki tümüyle farklı türden şeyin nasıl karşılıklı etki edebildiği hâlâ doyurucu biçimde açıklanamamıştır.
- Tanımlama sorunu: Maddi olmayan bir tözün ne olduğunu, nasıl tanınacağını ve nasıl araştırılacağını belirtmek zordur.
Bu itirazlar, çağdaş felsefede bilinç sorununu maddi süreçlerle açıklamaya çalışan konumları güçlendirmiştir; ama bilinçli yaşantının öznel “his” tarafının tam olarak nasıl açıklanacağı hâlâ tartışmalıdır. Gerçekliğin ne sayılacağı sorusunun genel çerçevesi için Gerçeklik nedir? dersine göz atabilirsin.
Sık Yapılan Hatalar ve Yanılgılar
- “Düalizm, her şeyin ikiye bölünmesidir.” Hayır. Gece-gündüz ya da iyi-kötü gibi karşıt ikililer kurmak düalizm olmak değildir; düalizm, varlığın kendisinin iki indirgenemez tözden oluştuğuna dair bir metafizik iddiadır.
- “Düalistler zihinle bedenin etkileşmediğini savunur.” Tam tersi: Dekart etkileşimi açıkça savunur. Eleştiri, etkileşimin nasıl mümkün olduğunun açıklanamamasıdır.
- “İyilik-kötülük düalizmi ile zihin-madde düalizmi aynıdır.” Birincisi ahlaki bir düalizmdir; ikincisi varlıksal (ontolojik) bir düalizmdir. Düzeyleri karıştırmak, en sık yapılan tanım hatasıdır.
- “Düalizm ile ruhani inanç aynı şeydir.” Felsefi düalizm, gerekçeleri üzerinden tartışılan bir savdır; dinlerdeki ruh inancıyla örtüşebilir ama aynı şey değildir. Üstelik her din düalist de değildir.
- “İdealizm bir tür düalizmdir.” Platon'un iki dünya öğretisi düalist okunabilse de, klasik anlamda idealizm gerçek olanı tek tür olan zihinsel olanda sınırlar; yani monist bir konumdur.
Sık Sorulan Sorular
Düalizm nedir?
Düalizm, varlığın zihin ile madde olmak üzere birbirine indirgenemeyen iki temel türden oluştuğunu savunan felsefi görüştür. Dekart'ın zihin-beden düalizmi bu konumun klasik ifadesidir.
Düalizm ile monizm arasındaki fark nedir?
Monizm, gerçekliğin tek ilke ya da tek tözden (madde ya da zihin) oluştuğunu savunur; düalizm ise hem zihnin hem maddenin gerçek olduğunu, hiçbirinin diğerine indirgenemeyeceğini söyler. Aradaki fark, varlığın temel sayısına dairdir: bir mi, iki mi?
Düalizmin en büyük sorunu nedir?
Etkileşim sorunudur: yer kaplamayan bir zihnin maddi bir bedeni nasıl hareket ettirebildiği doyurucu biçimde açıklanamamıştır. Prens Elisabeth'in bu sorusu, bugün zihin-beden problemi başlığı altında tartışılmaya devam eder.