Felsefenin özellikleri
Bu derste felsefenin özellikleri konusunu örnekleriyle birlikte baştan sona işliyoruz: temellendirme, tümüllük, öznel–nesnel boyut, eleştirellik ve yenilikçilik. Amacımız, konuyu sıfırdan öğrenen bir öğrencinin bu nitelikleri ayırt edebilmesini sağlamak. Konunun temeli için Felsefe nedir? dersimize bakabilirsiniz; alanın tamamı için ise Felsefe dersleri bölümümüzü gezmenizi öneririz.
Felsefenin Özellikleri Nelerdir?
Felsefeyi diğer bilgi alanlarından ayıran şey, sorduğu sorular kadar bu sorulara yaklaşma biçimidir. Aşağıdaki özellikler, felsefenin "ne yaptığını" değil, "nasıl yaptığını" anlatır:
- Temellendirme: Her bilgi için gerekçe arar; "herkes böyle bilir" diyerek bir yargıyı kabullenmez.
- Tümüllük: Bilgi parçalarını tek tek değil, bir bütünün parçaları olarak değerlendirir.
- Öznel ve nesnel olma: Hem kişinin kendi zihninde gerçekleşen bir uğraş, hem evrensel sorunlara yönelik bir çabadır.
- Eleştirellik: Alışılmış, kendiliğinden kabul edilen yargıları yeniden sorgular.
- Yenilikçilik: Sorular hiçbir çağda kesin olarak kapatılmaz; her kuşak onları yeniden sorar.
Bu özelliklerin bir bölümü, felsefi düşünmenin doğasından kaynaklanır. Akılcılık, tutarlılık ve sistematiklik gibi düşünme niteliklerini Felsefi düşüncenin özellikleri dersinde ayrıntılarıyla işledik; bu derste etkinliğin kendisini belirleyen özelliklere odaklanacağız.
Temellendirme: Gerekçesiz Bilgi Yetmez
Felsefe, bir yargının doğruluğunu onu destekleyen gerekçelerle kurar. Bir savın arkasında "neden?" sorusunun doyurucu bir yanıtı yoksa, o sav felsefede bilgi sayılmaz. Bu sürece temellendirme (gerekçelendirme) denir.
Temellendirme nasıl görünür?
"Ders çalışmak insana faydalıdır" yargısını ele alalım. "Çünkü herkes öyle der" bir gerekçe değildir; yargıyı yine bir kabulle değiştirmiştir. "Çünkü öğrenmek insanın kararlarını, olanaklarını ve dünyayı anlama biçimini değiştirir" cümlesi ise yargıyı başka yargılar üzerine dayandırır. Felsefi uğraş, tam da bu dayandırma işini ısrarla sürdürür.
Bu yönüyle felsefe, bilgiyi güvenilir bir temele oturtmaya çalışan bir denetim etkinliğidir: temel sarsılırsa yapı yeniden kurulur. Bilimin dayandığı temelleri bile sorgulayabilmesi bu ısrardan gelir; felsefenin bilimle bu ilişkisini Felsefe ile bilim arasındaki ilişki dersinde ele aldık.
Tümüllük: Parçaları Bütün İçinde Görmek
Felsefe, bilgi parçalarını tek başına yeterli görmez; bunları birbirleriyle ilişkileri içinde, bir bütüne bağlayarak değerlendirir. Tarih, coğrafya ya da biyoloji belirli bir alanı inceler; felsefe ise varlığın, bilginin ve değerlerin bütününü sorar. "Adalet nedir?" sorusu bu yüzden yalnızca bir hukuk meselesi değildir: yanıtını ararken eşitlik, özgürlük ve iyilik gibi kavramlarla bağ kurmak zorundadır.
Tümüllük arayışı, felsefenin neden hiç bitmediğini de açıklar: her yeni soru öncekilerle ilişki kurar, her yanıt bütünün harcına katılır. Düşünürler de bu yüzden tek tek görüşler değil, birbirine bağlı düşünsel yapılar kurmaya çalışır.
Öznel ve Nesnel Olmak
Felsefenin birbirini tamamlayan iki yüzü vardır.
Öznel boyut
Felsefi uğraş, yapan kişinin kendi zihninde ve kendi yaşamında gerçekleşir. Sorular kişinin deneyiminden doğar, yanıtlar onun düşünme tarzını taşır. Aynı "mutluluk nedir?" sorusuna iki öğrencinin farklı yanıt vermesi, bu öznelliğin sıradan bir örneğidir.
Nesnel boyut
Ancak felsefenin sorduğu sorunlar — varlık, bilgi, ahlak, insan — kişiden kişiye değişmeyen, evrensel sorunlardır. Kişisel yanıt, gerekçeleriyle ortaya konup herkesin denetimine açılır. Yani felsefe öznel olarak başlar, nesnelle paylaşılır; "herkesin kendine göre doğrusu vardır" anlayışı, felsefenin öznellik anlayışı değildir.
Eleştirellik ve Yenilikçilik
Felsefe, alışılmış ve kendiliğinden kabul edilen yargıları baştan sorgulamadan bırakmaz. Bu tutuma eleştirellik denir; eleştiri burada yıkmak değil, bir yargıyı gerekçeleriyle yeniden kurmaktır. Sorgulamanın felsefedeki yerini Felsefe ve sorgulama dersinde ayrıntısıyla işledik. Bu anlayışın ilk büyük örneği Sokrates'tir: Atina sokaklarında insanlara sorular sorarak, bilgi sandıkları kabulleri sarsmıştır.
Bu uğraşı ateşleyen şey ise felsefi meraktır; ilk sorunun nereden geldiğini merak ediyorsanız Felsefe ve merak dersimize bakabilirsiniz. Merakın doğurduğu sorular hiçbir çağda tam olarak kapanmaz: aynı sorular, yeni deneyimler ve yeni kavramlarla her kuşakta yeniden sorulur. Felsefenin bu yenilikçiliği, onu bitmiş bir bilgi yığını değil, süregelen bir düşünme uğraşı kılar.
Sık Yapılan Hatalar ve Yanılgılar
- "Felsefenin özellikleri ile felsefi düşüncenin özellikleri aynıdır." Değildir: biri etkinliğin nasıl yürütüldüğünü, öteki düşünmenin niteliklerini anlatır. İkisini karıştırmak sınav sorularının en klasik tuzağıdır.
- "Felsefe öznel olduğu için herkes doğruyu kendince bilir." Öznellik, gerekçesizlik demek değildir; kişisel yanıt bile gerekçeleriyle ortak akılda tartışılır.
- "Temellendirme yalnızca bilimin işidir." Felsefe de gerekçe ister; hatta bilimin dayandığı temelleri bile gerekçelendirmeye tabi tutar.
- "Felsefi sorunlar bir kez çözülür ve kapanır." Kapanmaz; her çağ kendi koşullarında aynı sorunları yeniden ele alır.
- "Eleştirel olmak karşı çıkmaktır." Felsefedeki eleştiri, karşı görüşü anlamsızlaştırmak değil, onu gerekçeleriyle anlamak ve tartışmaktır.
Felsefenin bu özellikleri hem sınav sorusu olarak hem de gündelik düşüncenin bir parçası olarak karşınıza çıkar; günlük hayattaki yansımalarını Felsefenin günlük hayattaki yeri dersinde bulabilirsiniz. Felsefeyi bir yöntem olarak denemek isteyenler için Felsefe nasıl yapılır? dersi iyi bir sonraki adımdır.
Sık Sorulan Sorular
Felsefenin özellikleri nelerdir?
Felsefe; temellendirmeye dayanan, bilgi parçalarını bütünlük (tümüllük) içinde ele alan, hem öznel hem nesnel boyutu bulunan, eleştirel ve sorgulayıcı, yenilikçi bir etkinliktir. Bu özellikler felsefeyi diğer bilgi alanlarından ayırır.
Felsefenin öznel olması ne demektir?
Felsefi uğraşın, yapan kişinin deneyimine, merakına ve düşünme tarzına bağlı olarak gerçekleşmesi demektir. Aynı soruya iki düşünürün farklı yanıt vermesi bundandır. Ancak bu, felsefeyi keyfi yapmaz: gerekçeler ortak akılda tartışılır ve sorunlar evrenseldir.
Felsefenin özellikleri ile felsefi düşüncenin özellikleri arasındaki fark nedir?
Felsefenin özellikleri, felsefenin bir etkinlik olarak nasıl yürütüldüğünü (temellendirme, tümüllük, eleştirellik gibi) anlatır. Felsefi düşüncenin özellikleri ise bu etkinliği yürüten zihnin nitelikleridir: akılcılık, tutarlılık, sistematiklik gibi.