KonuAnlatım.com

Doğru ve yanlış

Felsefe · Bölüm 52FelsefeDers

Ahlak felsefesinde doğru ve yanlış, bir davranışın kendisinden çok, o davranışa ilişkin bilgimizin ve yargımızın niteliğini anlatan kavramlardır. Bu derste doğrunun ahlak felsefesindeki karşılığını, iyi-kötü kavramlarıyla farkını, ahlaki durumu doğru belirlemenin öğelerini, yanlışın kaynaklarını ve sorumlulukla ilişkisini somut örneklerle ele alıyoruz. Ünitenin diğer dersleriyle birlikte ilerlemek istersen Felsefe dersleri bölümümüzden yararlanabilirsin.

Doğru ve Yanlış Nedir?

Ahlak felsefesinde doğru, kişinin içinde bulunduğu ahlaki durumu, yani eylemi gerçekleştiren tarafı, eylemin yöneldiği tarafı ve içinde bulunulan koşulları gerçekliğe uygun biçimde belirlemesidir. Yanlış ise bu belirlemenin gerçekliğe aykırı yapılmasıdır. Örneğin arkadaşının kendisiyle alay ettiğini sanan, oysa arkadaşının yalnızca şaka yaptığını bilmeyen öğrenci durumu yanlış belirlemiştir; gösterdiği tepki de bu yanlış belirlemenin üzerine kurulur.

Dikkat edilirse yanlış, her zaman kötü niyetten doğmaz; çoğu zaman eksik ya da çarpık bilginin ürünüdür. Bu yüzden doğru ve yanlış, köken itibarıyla bilgiyle ilgili kavramlardır ve ahlak felsefesini bilgi felsefesine bağlar. Konunun temel kavramlarını tazelemek isteyenler Ahlak nedir? dersimizden başlayabilir.

Doğru-Yanlış ile İyi-Kötü Arasındaki Fark

Bu iki kavram çifti sık karıştırılır; oysa farklı sorulara yanıt verirler. İyi ve kötü eylemin kendisine, değerine aittir. Doğru ve yanlış ise kişinin o eyleme ilişkin bilgisinin ve belirlemesinin gerçekliğe uygunluğuyla ilgilidir. Ayrımı şöyle özetleyebiliriz:

  • İyi-kötü: Eylemin özündeki değer niteliğidir; yardım etmek iyidir, aldatmak kötüdür gibi yargılarla ilgilidir.
  • Doğru-yanlış: Yargının niteliğidir; durumu, kişiyi ve koşulları olduğu gibi saptayıp saptamadığımızı sorgular.
  • Birleşme noktası: Doğru bir belirleme, iyi bir eylemin ön koşuludur; çünkü durumu yanlış bilen kişi, neyin iyi olacağını da doğru seçemez.

Eylemin değer niteliğini merkeze alan incelemenin tamamı için İyi ve kötü dersimize bakabilirsin.

Ahlaki Durumu Doğru Belirlemenin Öğeleri

Bir davranışa hükmetmeden önce üç öğeyi doğru saptamak gerekir:

Eylemi gerçekleştiren taraf (özne)

Kimin davrandığına, niyetine ve farkındalığına bakılır. Sekiz yaşındaki bir çocuğun tezgâhtan şeker alması ile kasadaki bir yetişkinin parayı alması aynı biçimde değerlendirilmez; çünkü ikisinin yaptığını bilme ve seçebilme düzeyleri farklıdır.

Eylemin yöneldiği taraf (nesne)

Davranış kime ya da neye yöneliktir? Arkadaşa özel ortamda söylenen bir takılma sözü şaka olabilir; aynı söz sınıfta, üstüne alınan birine söylendiğinde aşağılamaya dönüşür.

Koşullar

Zaman, yer ve durum, eylemin anlamını değiştirir. Alacak parası olmayan aç birinin bir dilim ekmek alması ile ihtiyacı olmadığı hâlde bir dükkânı yağmalamak isteyenin durumu aynı koşullarda değildir. Koşulları atlamak, gündelik hayattaki yanlış yargıların başlıca kaynağıdır.

Yanlışın Kaynakları

İnsan niyeti iyi olduğu hâlde neden yanlış belirler? En sık görülen kaynakları şöyle sıralayabiliriz:

  • Bilgi eksikliği: Olayın yalnızca bir bölümünü görmek; arkadaşının neşesizliğini küsmek sanmak, o sabit bir aile sıkıntısı yaşadığını bilmemek.
  • Ön yargı: Kişilere önceden yapıştırılmış etiketlerle bakmak; yeni bilgiyi bu etikete göre okumak.
  • Duygusal nedenler: Öfke, kıskançlık ve korku yargıyı bulandırır; öfkeli bir kişi gördüğünü olduğundan başka türlü yorumlar.
  • Aceleci yargı: Kanıtları toplamadan sonuca varmak; ilk izlenimi kesin bilgi sanmak.
  • Tek kaynaktan beslenmek: Olayı yalnızca bir tarafın anlattığı biçimiyle öğrenmek.

Doğru Bilgi ve Sorumluluk İlişkisi

Yanlış bilgiye dayanarak hareket eden kişi ne ölçüde sorumludur? Ahlak felsefesinde bu soruya iki yönlü yanıt verilir. Kişi elindeki olanaklarla en doğru bilgiyi edinmeye çalışmış ve yine de yanılmışsa sorumluluğu azalır. Buna karşılık bilgi edinme çabası göstermemiş, kolaycılık yapmışsa yanlışından sorumlu tutulur; çünkü ahlaki hayatta doğruyu özenle araştırmak da bir görevdir.

Somutlaştıralım: Baş ağrısı için hekime danışmayı atlayıp duyduğu öneriyi sorgusuz uygulayan biri ile bilgisi yetmediği için yanılan biri aynı kefede değildir. İkincisi özenliydi, ilki kayıtsızdı. Bu bağın ayrıntıları için Özgürlük ve sorumluluk dersine, doğru eylemin ödevle kurduğu bağ için Kant'ın ahlak anlayışı dersine göz atabilirsin.

Sık Yapılan Hatalar ve Yanılgılar

  1. Doğruyu tek adımda çıkan bir sonuç sanmak: Ahlaki doğru, matematiksel bir işlem gibi tek hamlede bulunmaz; özne, nesne ve koşulların bütüncül kavranmasıdır.
  2. Niyetim iyiyse yanılmam demek: İyi niyet değerlidir ama yanlış belirlemeyi doğruya çevirmez; sorumluluğu bazı durumlarda azaltır, belirlemenin yanlışlığını kaldırmaz.
  3. Doğru-yanlış ile iyi-kötüyü bir tutmak: Biri bilgiye, öbürü değere aittir; ikisini birbirinin yerine kullanmak yargıyı bulanıklaştırır.
  4. İlk izlenime bağlanmak: Yeni kanıt geldiğinde yargıyı gözden geçirmemek, yanıldığını kabul etmemek, yanlışın kalıcılaşmasını sağlar.
  5. Doğrunun her zaman kolay olduğunu varsaymak: Çetin durumlarda doğruyu belirlemek zordur; ahlaki olgunluk, karar verirken acele etmemektir. Böyle güçlü durumların örnekleri için Etik ikilemler dersimize bakabilirsin.

Sık Sorulan Sorular

Ahlak felsefesinde doğru ve yanlış nedir?

Doğru, kişinin içinde bulunduğu ahlaki durumu (özneyi, nesneyi ve koşulları) gerçekliğe uygun biçimde belirlemesidir; yanlış ise bu belirlemeyi gerçekliğe aykırı yapmasıdır. İkisi de köken itibarıyla bilgiyle ilgili kavramlardır.

Doğru-yanlış ile iyi-kötü arasındaki fark nedir?

İyi ve kötü, eylemin kendisine ilişkin değer niteliğidir; doğru ve yanlış ise kişinin o eyleme ilişkin bilgisinin gerçekliğe uygunluğudur. Bir belirleme doğru olabilir, ama eylemin sonucu yine de iyi olmayabilir.

Yanlış bilgiyle hareket eden kişi sorumlu mudur?

Elindeki olanaklarla doğru bilgiyi edinmeye çalışıp yine de yanılmışsa sorumluluğu azalır; araştırma çabası göstermemişse yanlışından sorumlu tutulur. Çünkü doğruyu özenle araştırmak da ahlaki hayatta bir görevdir.

Dersler

Tümü →