KonuAnlatım.com

Taklit kuramı

Felsefe · Bölüm 68FelsefeDers

Bir tablonun karşısına geçtiğimizde gerçeğin mi, gerçeğin bir yansımasının mı karşısındayız? Felsefe tarihinin bu soruya verdiği ilk büyük cevap, sanatın var olanı taklit ettiği düşüncesidir. Bu derste sanat felsefesinin kurucu kuramlarından taklit kuramını Platon ve Aristoteles'in görüşleri üzerinden, karşılaştırma ve örneklerle baştan sona işliyoruz; alanın tamamı için Felsefe dersleri sayfamıza göz atabilirsin.

Taklit Kuramı Nedir?

Taklit kuramı, sanat eserinin var olan dünyayı taklit etmek yoluyla ortaya çıktığını savunan kuramdır. Bu görüşe göre ressam bir manzarayı, heykeltıraş insan bedenini, yazar ise insan davranış ve karakterlerini taklit eder; eserin değeri, taklit ettiği şeyi ne kadar isabetli ve anlamlı yansıttığıyla ilişkili olur. Sanatın ne olduğu sorusuna verilen en eski ve en etkili cevaplardan biridir; sanatın genel tanımı için Sanat nedir? dersine, bu tartışmaların yürütüldüğü felsefe dalı için Estetik dersine bakabilirsin.

Kuramın temelindeki mimesis sözcüğü Yunancada taklit, temsil demektir. Taklit fikri Platon'dan önce de vardı: Pythagoras müziğin göklerin hareketinden gelen uyumu taklit ettiğini söylüyordu; Demokritos ise insanın dokumayı örümcekten, şarkı söylemeyi kuştan öğrendiğini düşünmüştü. Ancak taklit fikrini kapsamlı bir sanat kuramına dönüştüren filozoflar Platon ile öğrencisi Aristoteles olmuştur. İkisi de sanatı taklit sayar ama bu taklidin değerini tam ters biçimde yorumlar.

Platon: Sanat Taklidin Taklididir

Platon, Devlet adlı eserinde sanatı değerlendirirken idealar öğretisinden yola çıkar. Ona göre gerçek bilgi ancak idealar dünyasındadır; duyumsadığımız dünya bu ideaların kusurlu gölgeleridir. Sanatçı ise bu gölgeleri yeniden üretir. Resmin bir yatak resmi örneğinde bu iki kez uzaklaşmadır: yatağın ideasi tek ve gerçektir, marangozun yaptığı yatak bu ideanın taklididir, ressamın çizdiği yatak ise taklidin taklididir.

Platon bunu bir ayna benzetmesiyle açıklar: Aynaya bakarak yatağın ya da güneşin "görüntüsünü" elde edebilirsin, ama bu bir üretim değil yansımadır. Ressam da tıpkı ayna gibi şeylerin kendilerini değil görünüşlerini taklit eder. Bu yüzden sanat eseri bize gerçekle ilgili bilgi vermez, bizi görünüşler dünyasında tutar.

İkinci eleştiri duygularla ilgilidir: Platon'a göre trajediler acıma ve korku gibi duyguları besleyerek aklın egemenliğini zayıflatır; oysa iyi bir düzen için aklın yönetmesi gerekir. Bu yüzden Platon, ideal devletinde Homeros gibi taklitçi şairlere yer verilmemesi gerektiğini savunur. Platon'un devlet anlayışının tamamı için Devlet nedir? dersimize bakabilirsin.

Aristoteles: Taklitten Doğan Zevk ve Bilgi

Aristoteles, Poetika adlı eserinde hocasının aksine taklidi savunur. Ona göre insan doğası gereği taklit eden bir canlıdır: Çocuklar oyun yoluyla taklit ederek öğrenir, yetişkinler de taklitten zevk alır. Bu zevkin nedeni bilgidir; çirkin bir hayvanın ya da bir ölünün resmi bile bizde "bunu böyle yapmışlar" diyerek öğrenme sevinci uyandırır.

Taklidin nesnesi de Platon'dan farklıdır: Sanatçı görüntüleri değil, olayların evrenseline ve olabilecek olana yönelir. Bu yüzden Aristoteles'e göre şiir, tekil olayları aktaran tarihten daha felsefi ve daha ciddidir; tarih olanı anlatır, şiir olabilecek olanı anlatır.

Aristoteles'e göre sanatın en büyük katkısı katharsis (arınma) sağlamasıdır: Tragedya, acıma ve korku duygularını uyandırıp ruhu bu duygulardan arındırır. Böylece sanat toplum için bir tehlike değil, doğal ve yararlı bir etkinliktir. Sanatın toplumla ilişkisini başka yönleriyle incelemek istersen Sanat ve toplum dersimize, eserin kendisine odaklanmak için Sanat eseri dersine göz atabilirsin.

Platon ile Aristoteles'in Görüşlerini Karşılaştıralım

İkisi de sanatı taklit sayar; ayrışma taklidin değerlendirilmesinde başlar:

  • Temel tutum: Platon sanata temkinli ve eleştirel yaklaşır; Aristoteles sanatı doğal ve değerli bulur.
  • Taklidin nesnesi: Platon'da görünüşler (ideaların gölgeleri); Aristoteles'te evrensel ve olabilir olan.
  • Gerçekliğe uzaklık: Platon'da sanat gerçeklikten iki kez uzaklaşmıştır; Aristoteles'te sanat gerçeği evrensel düzeyde yakalar.
  • Duygular: Platon'da beslenen ve zayıflatan duygular; Aristoteles'te katharsis ile arındırılan duygular.
  • Sonuç: Platon'da taklitçi şair ideal devletten uzaklaştırılır; Aristoteles'te sanatçı öğretici bir üretici olarak görülür.

Taklit Kuramına Yöneltilen Eleştiriler

Taklit kuramı yüzyıllarca sanatın ana açıklaması olmuşsa da modern düşünce onu yetersiz bulur:

  • Soyut sanat sorunu: Soyut bir tablo dış dünyadaki bir nesneyi taklit etmez; renk ve biçimin kendisini öne çıkarır. Taklidi temel alan kuram, modern sanatın büyük bölümünü açıklamakta zorlanır.
  • İfade eksikliği: Sanat yalnızca dış dünyayı yansıtmaz; Sanatçı dersinde incelediğimiz yaratıcı öznenin iç dünyasını ve duygularını da dışa vurar. Bu yönü ifade kuramı daha iyi açıklar.
  • Sanat türleri arasındaki fark: Kuram resim ve roman için güçlüdür; ama enstrümantal müzik ya da mimari gibi türlerde taklit edilen bir "nesne" bulmak zordur.

Bu eleştirilere karşın kuram tamamen geçersiz değildir; çünkü buradaki taklit aynadaki gibi bir kopya anlamına gelmez. Sanatçı gerçeği seçer, düzenler ve anlam yükleyerek yeniden kurar. Bu hâliyle taklit fikri, sanatın amacı üzerine yürütülen tartışmaların hâlâ ayrılmaz bir parçasıdır; bu tartışmanın tamamı için Sanatın amacı dersimize bakabilirsin.

Taklit Kuramı Hakkında Sık Yapılan Yanılgılar

Bu konuda sınav sorularında ve tartışmalarda en sık görülen hatalar şunlardır:

  • "Taklit, bire bir kopya demektir" sanmak. Kuramda taklit seçme ve düzenleme içerir; fotoğraf makinesi gibi bir çoğaltma değildir.
  • "Platon sanata hiç değer vermemiştir" sanmak. Tam tersine, sanatı toplumu o kadar güçlü etkilediğine inandığı için denetlenmesini istemiştir.
  • "Aristoteles de Platon gibi sanata karşıydı" sanmak. Aristoteles, taklidin doğal olduğunu ve öğrenmeye, arınmaya yol açtığını savunarak sanatı savunmuştur.
  • "Mimesis ile taklit kuramı farklı şeylerdir" sanmak. Mimesis, taklit kuramının temel kavramının Yunanca adıdır; aynı fikri adlandırırlar.
  • "Kuram her sanat türünü açıklayabilir" sanmak. Müzik, soyut resim ve mimari gibi alanlarda kuram tek başına yetmez.

Sık Sorulan Sorular

Taklit kuramı nedir?

Sanat eserinin var olan dünyayı taklit etme yoluyla ortaya çıktığını savunan sanat felsefesi kuramıdır. Platon sanatı gerçeklikten uzaklaşan "taklidin taklidi" sayarak temkinli yaklaşırken, Aristoteles taklidin doğal, öğretici ve arındırıcı olduğunu savunmuştur.

Platon ile Aristoteles'in taklit anlayışı arasındaki fark nedir?

Platon taklidin nesnesi olarak görünüşleri görür ve sanatın duygu besleyerek aklı zayıflattığını düşünür; Aristoteles ise taklidin evrenseli yansıttığını, öğrenme zevki ve katharsis sağladığını söyler. Birinde sanat ideal devletten dışlanırken diğerinde doğal ve yararlı bir etkinlik olarak değer kazanır.

Mimesis nedir?

Yunancada taklit, temsil anlamına gelen ve taklit kuramının temel kavramı olan sözcüktür. Sanatın gerçekliği yansıtma biçimini adlandırır; Platon'da görünüşlerin, Aristoteles'te evrenselin ve olabilecek olanın taklidini ifade eder.

Dersler

Tümü →